Baharın sonlarına doğru, yalnızlığımın ise tam ortasında Aşk’ın en dibe vurduğu bir tarihti o gün.
Kapı gıcırdamalarının duyulduğu, karıncaların asma köklerini istila ettiği ve bitmek tükenmek bilmeyen senaryoların son bulduğu bir günün konuşmalarıydı….
Akşamın karanlığında cevaplanan telefon, efendim diye başlayan sözler ve iki yıldız arasında ki ayı izle diye biten konuşmadan öteye gitmedi…
Tanrı’nın kitabını okumaktı amacımız
Karıncaya değer verip
Şeytan olan melekleri bile sevmekti farkımız
Fazla değil sizin kadar duygusaldım
Sizin kadar Aşık
Sizin kadar özleyen
Ve sizin kadar çocuksuydum işte…
Dizinde uyuyacağım
Ellerimi beline dolayacağım
Saçlarını okşayıp
Kokusunu içime çekeceğim
Beraber ağlayıp
Beraber güleceğim
Derdine ortak olup
Sevincimi paylaşacağım
Ve
Onunla birlikte yaşlanıp
Yok olacağım
Gül güzelini arar durur bu yürek…
Küçüktüm büyüdüm
Bilmiyordum öğrendim
Sevmiyordum sevdim
Unutmayı bir senden öğrendim
Terk edilip
Terk etmeyi
Hayata küsmeyi
Yalnız kalıp içmeyi
Efkarlandığımda ağlamayı
Senden sonra öğrendim…
Biliyorum,
Bir gün nasıl sevdiysem seni
Öyle de unutacağım
İnanıyorum,
Aşk’a nasıl yaklaştıysam
Öyle de uzaklaşacağım
Bir daha,
Sevmenin ne olduğunu öğrenip
Aşk’ı anlamak için uğraşmayacağım
Ve bir daha…
Son Yorumlar